• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Malatya 10 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan "Hayır" Çadırına Ziyaret
  • Milliler Finlandiya’yı 2 Golle Geçti
  • Çukurca’da 1 Şehit, 4 Yaralı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan "Hayır" Çadırına Ziyaret
  • Milliler Finlandiya’yı 2 Golle Geçti
  • Çukurca’da 1 Şehit, 4 Yaralı

Arefe Günü’nde bin İhlâsı- Şerif..

Bediüzzaman
Aziz, mübarek kardeşlerim,

Pek çok selâm... Bizim memlekette eskide Arefe Günü’nde bin İhlâs-ı Şerif okurduk. Ben, şimdi bir gün evvel beş yüz ve Arefe’de dahi beş yüz okuyabilirim. Kendine güvenen, birden okuyabilir. Ben, gerçi sizleri göremiyorum ve hususî herbirinizle görüşmüyorum; fakat ben, ekser vakitler, duâ içinde herbirinizle bazan ismiyle sohbet ederim.

Şuâlar, s. 266, Yeni Asya Neşriyat

***

Ramazan dakikalarındaki âşirelerin, yazmış olduğunuz Risâle-i Nur’ların harfleriyle çarpımı adedince Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Aziz, sıddık kardeşlerim,

Hem mübarek Ramazanınızı, hem inşaallah hakkınızda bin ay kadar meyvedar leyle-i Kadrinizi, hem saadetli bayramınızı, hem çok kıymettar hizmetinizi bütün ruhumla tebrik ve tes’id ederim.

Kastamonu Lâhikası, s. 33

***

Aziz, sıddık, mübarek kardeşlerim ve hizmet-i Kur’ânîyede çalışkan ve kuvvetli arkadaşlarım ve tarik-i hakta ve berzah seyahatinde ve ahiret yolunda nuranî yoldaşlarım,

Sizin bayramınızı, leyle-i Kadrinizi, Ramazan-ı Şerifte makbul duâlarınızı bütün ruh u canımla tebrik ve tes’id ediyorum. Cenâb-ı Hak, bu bayramın sürurunu, hakikî ve geniş ve umumî sürura mukaddeme ve vesile eylesin. Amin.

Kastamonu Lâhikası, s. 70

***

Ben kendi nefsimde tecrübe ettiğim bir hâleti çok defa tetkik ettim, gördüm ki, o hâlet hakikattir. 

O hâlet şudur ki: Sûre-i İhlâsı Arefe Günü’nde yüzer defa tekrar edip okuyordum. Gördüm ki, bendeki mânevî duyguların bir kısmı, birkaç defada gıdasını alır, vazgeçer, durur. Ve kuvve-i müfekkire gibi bir kısım dahi, bir zaman mânâ tarafına müteveccih olur, hissesini alır, o da durur. Ve kalb gibi bir kısım, mânevî bir zevke medar bazı mefhumlar cihetinde hissesini alır, o da sükût eder.

Ve hâkezâ, git gide, o tekrarda yalnız bir kısım letâif kalır ki, pek geç usanıyor; devam eder, daha mânâya ve tetkikata hiç ihtiyaç bırakmıyor. Gaflet kuvve-i müfekkireye zarar verdiği gibi ona zarar vermiyor. Lâfız ve lâfz-ı müşebbi’ olduğu bir meâl-i icmâlî ile ve isim ve âlem bulundukları mânâ-yı örfî onlara kâfi geliyor. Eğer mânâyı o vakit düşünse, zararlı bir usanç verir.

Ve o devam eden lâtifeler, taallüme ve tefehhüme muhtaç değiller; belki tahattura, teveccühe ve teşvike ihtiyaç gösterirler. Ve o cilt hükmündeki lâfızları onlara kâfi geliyor ve mânâ vazifesini görüyorlar. Ve bilhassa o Arabî lâfızlar ile, kelâmullah ve tekellüm-i İlâhî olduğunu tahattur etmekle, daimî bir feyze medardır.

Mektûbât, s. 326

Yeni Asya

Bu yazı toplam 278 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Yeni Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0507 714 64 64 Faks : 0422 325 70 70