• BIST 89.282
  • Altın 145,807
  • Dolar 3,6298
  • Euro 3,8933
  • Malatya 14 °C
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan "Hayır" Çadırına Ziyaret
  • Milliler Finlandiya’yı 2 Golle Geçti
  • Çukurca’da 1 Şehit, 4 Yaralı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan "Hayır" Çadırına Ziyaret
  • Milliler Finlandiya’yı 2 Golle Geçti
  • Çukurca’da 1 Şehit, 4 Yaralı

Cumhuriyet; adalet, meşveret ve kanun üstünlüğünden ibarettir..

Bediüzzaman
Cihad-ı hariciyi, Şeriat-ı Garranın berahin-i katıasının elmas kılınçlarına havale edeceğiz.

Zira, medenîlere galebe çalmak ikna iledir. Söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir. Biz muhabbet fedaileriyiz. Husûmete vaktimiz yoktur. Cumhuriyet ki: Haşiye 

Adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir. On üç asır evvel Şeriat-ı Garra teessüs ettiğinden, ahkâmda Avrupa’ya dilencilik etmek, din-i İslâm’a büyük bir cinayettir. Ve şimale müteveccihen namaz kılmak gibidir. Kuvvet kanunda olmalı. Yoksa istibdat tevzi olunmuş olur. “Şüphesiz ki Allah, kuvvet ve kudret sahibidir.” Hâkim ve amir-i vicdanî olmalı. O da; marifet-i tam ve medeniyet-i âmm veyahut din-i İslâm namiyle olmalı. Yoksa istibdat daima hükümferma olacaktır. 

İttifak hüdadadır, hevada ve hevesde değil. İnsanlar hür oldular, ama yine abdullahdırlar. Her şey hür oldu. Şeriat da hürdür, meşrûtiyet de. Mesâil-i Şeriatı rüşvet vermeyeceğiz. Başkasının kusuru, insanın kusuruna sened ve özür olamaz. Yeis mâni-i her kemaldir. “Neme lâzım, başkası düşünsün,” istibdadın yadigârıdır. 

Bu cümlelerin mabeynini rabtedecek olan mukaddematı, Türkçe bilmediğim için mütaliînin fikirlerine havale ediyorum. 

Haşiye: O zaman meşrûtiyet. Şimdi o kelime yerine Cumhuriyet konulmuş.

Divan-ı Harb-i Örfî, ss. 64-66. 

«««

Meşrûtiyet ve kanun-u esasî işittiğiniz mesele ise, hakikî adalet ve meşveret-i şer’iyeden ibarettir; hüsn-ü telâkki ediniz. Muhafazasına çalışınız. Zira dünyevî saadetimiz Meşrûtiyettedir. Ve istibdattan herkesten ziyade biz zarardîdeyiz.

Divan-ı Harb-i Örfi, s. 21

«««

Ey Meb’usan! Uzunluğu ile beraber gayet mûciz birtek cümle söyleyeceğim. Dikkat ediniz, zira itnâbında îcaz var. 

Şöyle ki: Cumhuriyet ve demokrat mânâsındaki meşrûtiyet ve kanun-u esasî denilen adalet ve meşveret ve kanunda cem-i kuvvet, bu ünvan ile beraber, asıl mâlik-i hakikî ve sahib-i ünvan-ı muhteşem olan, ve müessir ve adâlet-i mahzâyı mutazammın bulunan ve nokta-i istinadımızı temin eden, ve meşrûtiyeti ve cumhuriyeti bir esas-ı metine istinad ettiren, (...) ol Kur’ân-ı mukaddesin düsturları ünvanıyla gösterseniz ve hükümlerinize me’haz edinseniz ve düsturlarını tatbik etseniz, acaba bu kadar fevaid ile beraber ne gibi bir şey kaybedeceksiniz?

Divan-ı Harb-i Örfi, s. 69-72.

«««

... Zira, meşrûtiyet, hâkimiyet-i millettir. Hükûmet hizmetkârdır. Meşrûtiyet doğru olursa, kaymakam ve vâli, reis değiller, belki ücretli hizmetkârlardır.

Münâzarât, sayfa 79

Yeni Asya

Bu yazı toplam 83 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Yeni Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0507 714 64 64 Faks : 0422 325 70 70