• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Malatya 25 °C
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Diyarbakır'da dev operasyon..
  • Karamollaoğlu: CHP’nin AİHM’ye gitmesi yanlış değil!
  • Tunceli'de polis ve hâkimleri taşıyan helikopter düştü..
  • Diyarbakır'da dev operasyon..
  • Karamollaoğlu: CHP’nin AİHM’ye gitmesi yanlış değil!
  • Tunceli'de polis ve hâkimleri taşıyan helikopter düştü..

Ekseriyetin saadetini tazammun eden medeniyet, İslâmiyettedir

Bediüzzaman
Şeriatın ferde, nev’e, medeniyete karşı birkaç nüktesi

Birinci Nükte:  Vicdanın anasır-ı erbaası ve ruhun dört havassı olan irade, zihin, his, lâtife-i Rabbaniye her birinin bir gayatü’l-gayatı vardır:

• İradenin ibadetullahtır, 

• Zihnin marifetullahtır,

• Hissin muhabbetullahtır,

• Lâtifenin müşahedetullahtır. 

İbadet-i kâmile dördünü tazammun eder. Şeriat, şunların itidal ve muvazenetlerini muhafaza ve gayatü’l-gayatına sevk ettiği gibi, nefsin fıtraten serbest bırakılmış olan kuva-i selâsesini ifrat ve tefritten kurtarıp hikmet, iffet, şecaati tazammun eden adalet noktasına sevk eder.

İkinci Nükte :  Ümmet, şeriata temessükü nispetinde terakki, tesahülü nispetinde tedennisi hakaik-ı tarihiyedendir. 

Üçüncü Nükte: Medeniyet-i hâzıra ile şeriat-ı İslâmiye, esas itibarıyla muvazene. İşte: Medeniyet-i hâzıra, beş menfi esas üzerine teessüs etmiştir. 

•Nokta-i istinadı kuvvettir. o ise, şe’ni tecavüzdür. 

•Hedef-i kastı menfaattir. o ise, şe’ni tezahumdur. 

•Hayatta düsturu cidaldir. o ise, şe’ni tenazudur.

•Kitleler mabeynindeki rabıtası, aheri yutmakla beslenen unsuriyet ve menfi milliyettir. o ise, şe’ni müthiş tesadümdür.

•Cazibedar hizmeti, heva ve hevesi teşci ve arzularını tatmin ve metalibini teshildir. O heva ise, şe’ni insaniyeti derece-i melekiyeden dereke-i kelbiyete indirmektir, insanın mesh-i manevîsine sebep olmaktır. 

Şeriat-ı İslâmiye ise, onun menfi esasları yerine müsbet esaslar vazeder. İşte: 

•Nokta-i istinat, kuvvete bedel haktır ki, şe’ni adalet ve tevazündür. 

•Hedefte menfaat yerine fazilettir ki, şe’ni muhabbet ve tecazüptür. 

•Cihetü’l-vahdette unsuriyet ve milliyet yerine rabıta-i dinî, vatanî, sınıfîdir ki; şe’ni samimî uhuvvet ve müsalemet ve haricin tecavüzüne karşı yalnız tedafüdür.

•Hayatta düstur-i cidal yerine düstur-i teavündür ki, şe’ni ittihat ve tesanüttür.

•Heva yerine hüdadır ki, şe’ni insaniyeten terakki ve ruhen tekâmüldür. Hevayı tahdit eder. Nefsin hevesat-ı süfliyesinin teshiline bedel, ruhun hissiyat-ı ulviyesini tatmin eder.

…Âlem-i İslâm’ın şu medeniyete karşı istinkâfı cay-ı dikkattir. Zira, istiğna ve istiklâliyet hassasıyla mümtaz olan şeriattaki İlâhî hidayet, medeniyetin esası olan roma felsefesinin dehasıyla aşılanmaz. Medeniyet, nev-i beşerden yüzde onu müzahref bir saadete çıkarmış, sekseni meşakkate, sefalete atmıştır. Saadet odur ki, umuma veya eksere saadet ola! Nev-i beşere rahmet olan Kur’ân-ı Kerîm, ancak umumun, lâakal ekseriyetin saadetini tazammun eden bir medeniyeti kabul eder.

Eski Said Dönemi Eserleri, s. 543-545

Bu yazı toplam 203 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Yeni Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0507 714 64 64 Faks : 0422 325 70 70