• BIST 99.639
  • Altın 141,708
  • Dolar 3,5028
  • Euro 3,9236
  • Malatya 20 °C
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Diyarbakır'da dev operasyon..
  • Karamollaoğlu: CHP’nin AİHM’ye gitmesi yanlış değil!
  • Tunceli'de polis ve hâkimleri taşıyan helikopter düştü..
  • Diyarbakır'da dev operasyon..
  • Karamollaoğlu: CHP’nin AİHM’ye gitmesi yanlış değil!
  • Tunceli'de polis ve hâkimleri taşıyan helikopter düştü..

Küfre götüren günah

Huzura Doğru
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Gıybet, küfre en yakın günahtan biridir. Kim dikkat edip bu günahtan sakınmazsa, artık tabiî bir hâl alır ve önem vermez olur. (Ben olanı söyledim, yalan söylemedim, bunun neresi günah?) diyerek günahı hafife alırsa kâfir olur. Zaten olanı söylemek gıybettir, olmayanı söylemekse iftira olur.

Gıybete veya başka günaha önem vermemek küfürdür. Küfür demek, sonsuz Cehennemde yanmak demektir. Küfre tevbe edince iman geri gelir, fakat önceki bütün ibadetleri ve sevabları yok olur. Bunun için küfre girmekten çok sakınmalı. Merhum hocamız, (Gıybet edilirse, hizmetlerimizin istikbali hakkında ye’se [ümitsizliğe] düşerim. Gıybet edeni susturan, yüz şehid sevabı kazanır. Susturamayan, orayı terk etmeli! Cambazı seyreden olmasa, o da cambazlık yapamaz. O ipten düşerse, onu seyredenler, onun katili olur. Adam öldürmüş gibi günaha girerler!) buyururdu.

Şeytan, insanın ağzına bir parmak bal sürüp, (Haydi, biraz daha yalan!) der. Ne korkunç şey! Onun için gıybetten çok korkmalı, çok sakınmalı. Gıybet kanser gibidir, girdiği yeri mahveder. Dikkat edilirse, birçok ailelerin, toplumların, milletlerin, hep bu yüzden bölünüp parçalandıkları görülür. Birbirlerinin aleyhlerinde konuşanların hepsi ölüp gitti. Ama bütün kazandıkları silindi. Hele hele imanını kurtaramadan öldüyse, Allah korusun ebedî cehennemlik olmuştur.

Hiçbir Müslümanın aleyhinde konuşmamalı, gıybet etmemeli. Kötü ve çok günahkâr bildiğimiz birini gıybet ederek, onun günahlarını almak akıl işi midir?

Gıybet eden ikaza rağmen susturulamazsa, orayı terk etmeli ve onunla alakayı kesmeli. Yalnız bırakmalı ki, duvarlara söylesin! Hiç değilse, biz kendimizi kurtarmış oluruz. Bir müddet sonra, belki o da vazgeçer, ona da iyilik etmiş, felaketten kurtarmış oluruz.

Ateş düştüğü yeri yakar. Parmağımızı kaynar suya koyamıyor, bir kibrit alevine tutamıyoruz. Onun için Resulullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, (Rabbenâ âtinâ …) duasını çok okur ve tavsiye ederdi. Mânası, (Ey Rabbimiz! Bize dünyada da, âhirette de iyilik ver ve bizi ateşte yanmaktan koru!) demektir. Biz de, böyle dua edip ateşe götüren günahlardan uzak durmalıyız.
 
Huzura Doğru
Bu yazı toplam 355 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Yeni Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0507 714 64 64 Faks : 0422 325 70 70