• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Malatya 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • El Bab’ta Hain Saldırı: 5 Şehit
  • Aslan Deplasmandan Eli Dolu Döndü
  • Burası Alpler Değil Karadeniz
  • El Bab’ta Hain Saldırı: 5 Şehit
  • Aslan Deplasmandan Eli Dolu Döndü
  • Burası Alpler Değil Karadeniz

Risale-i Nur doğrudan doğruya Kur’ân’a bağlı

Bediüzzaman
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ’NİN DENİZLİ MAHKEMESİNDE YAPTIĞI MÜDAFAADAN BAZI KISIMLAR

Evet, biz bir cemiyetiz ve öyle bir cemiyetimiz var ki, her asırda, üç yüz elli milyon dahil mensupları var. Ve hergün beş defa, namazla, o mukaddes cemiyetin prensiplerine kemal-i hürmetle alâkalarını ve hizmetlerini gösteriyorlar ve  kudsî programıyla birbirinin yardımına duâlarıyla ve manevî kazançlarıyla koşuyorlar. İşte, biz bu mukaddes ve muazzam cemiyetin efradındanız; ve husûsi vazifemiz de, Kur’ân’ın îmanî hakîkatlerini tahkîkî bir sûrette ehl-i îmana bildirip, onları ve kendimizi îdam-ı ebedîden ve daimî ve berzahî haps-i münferidden kurtarmaktır. Sair dünyevî ve siyasî ve entrikalı cemiyet ve komitelerle ve bizim medar-ı ittihamımız olan “cemiyetçilik” gibi asılsız ve manasız gizli cemiyetle hiçbir münasebetimiz yoktur ve tenezzül etmeyiz. 

........... 

Dünyaya karışmak arzusu bizde bulunsaydı, böyle sinek vızıltısı gibi değil, top güllesi gibi ses ve patlak verecekti. Dîvan-ı Harb-i Örfîde ve Mustafa Kemal’in hiddetine karşı dîvan-ı riyasette şiddetli ve dokunaklı müdafaa eden bir adam, on sekiz sene zarfında kimseye sezdirmeden dünya entrikalarını çeviriyor diye onu ittiham eden, elbette bir garazla eder. 

Bu meselede, benim şahsımın veya bazı kardeşlerimin kusuruyla Risale-i Nur’a hücum edilmez. O, doğrudan doğruya Kur’ân’a bağlanmış; ve Kur’ân dahi Arş-ı Azam ile bağlıdır. Kimin haddi var, elini oraya uzatsın, o kuvvetli ipleri çözsün. 

Hem, bu memlekete maddî ve manevî bereketi ve fevkalâde hizmeti, otuz üç âyat-ı Kur’âniyenin işaratı ile ve İmam-ı Ali Radiyallahü Anhın üç keramat-ı gaybiyesiyle ve Gavs-ı Azamın kat’î ihbarıyla tahakkuk etmiş olan Risale-i Nur, bizim adî ve şahsî kusurumuzla mes’ul olmaz ve olamaz ve olmamalı! Yoksa bu memlekete hem maddî, hem manevî telâfi edilmeyecek derecede zarar olacak.Haşiye Bazı zındıkların şeytanetiyle Risale-i Nur’a karşı çevrilen planlar ve hücumlar, inşaallah, bozulacaklar. Onun şakirtleri başkalara kıyas edilmez; dağıttırılmaz, vazgeçirilmez, Cenâb-ı Hakk’ın inayetiyle mağlûp edilmezler. Eğer maddî müdafaadan Kur’ân menetmeseydi, bu milletin can damarı hükmünde, umûmun teveccühünü kazanan ve her tarafta bulunan o şakirtler, Şeyh Said ve Menemen Hadiseleri gibi cüz’î ve neticesiz hadiselerle bulaşmazlar; Allah etmesin, eğer mecburiyet derecesinde onlara zulmedilse ve Risale-i Nur’a hücum edilse, elbette hükûmeti iğfal eden zındıklar ve münafıklar bin derece pişman olacaklar. 

Elhasıl, madem biz ehl-i dünyanın dünyalarına ilişmiyoruz, onlar da bizim ahiretimize, îmanî hizmetimize ilişmesinler! 

Haşiye: Bu istida, Kastamonu zelzelesinden yirmi gün evvel yazılmıştı. Risale-i Nur bereketiyle, her vilayetten ziyade afattan mahfuz kalmıştı. Şimdi, afat başladı ve dâvâmızı tasdik etti. 

Mevkuf Said Nursî, Tarihçe-i Hayat, s. 351

Bu yazı toplam 74 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Yeni Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0507 714 64 64 Faks : 0422 325 70 70