Çareyi hep birlikte bulalım

Çareyi hep birlikte bulalım

İNTİHARLARI ÖNLEMENİN ÇARESİ ÖN YARGILARA DAYANAN TEK TARAFLI SUÇLAMALAR DEĞİL.

A+A-

HEPSİ MASAYA YATIRILMALI

Son yıllarda artan intiharların Enes Kara’ya indirgenip bu olayın cemaatlere karşı yürütülen kampanya için kullanılmasının çok yanlış olduğu vurgulanırken, OHAL, polis, pandemi ve ekonomik kriz intiharlarının da masaya yatırılması gerektiği ifade ediliyor.

DAYANIŞMA İLE ÇÖZEBİLİRİZ

İnsanlarI intihara sürükleyen ortamın ve sebeplerin objektif ve bilimsel metodlarla tesbiti ve çarelerinin de aynı yöntemle aranması gerektiği belirtilerek, “Bu sorunu tek taraflı suçlamalarla değil, güçlü bir dayanışma ile çözebiliriz” deniliyor.

***

Ölüm dışında herşeyin çözümü var

Elazığ’da bir haftada arka arkaya 4, bir ayda 5 genç intihar etti. Son yıllarda yaşanan olayların insanları karamsarlığa ve mutsuzluğa ittiğinin altını çizen Dr. Ömer Deniz, “Zor süreçlerden geçtik. Bazı olaylar o anda bir kısım insanı etkiler, ama asıl etkileri aylar sonra ve yıllar sonra ortaya çıkar. Dolayısıyla sosyal, iş hayatı bozulan kişilerin psikiyatri uzmanına başvurması gerek. Mutsuzluk içinde zaman zaman bulunabilecek bir durumdur, ama çözümsüz bir durum değildir. İntihar nasıl önlenebilir bir davranışsa, mutsuzluk da tedavi edilebilir, düzeltilebilir bir durumdur” ifadelerini kullandı.

Independent Türkçe’nin haberine göre, “Ailelerin bu durumlarda çaresiz olmadıklarını bilmeleri lazım” diyen Dr. Ömer Deniz, “Bu hayatta her şeyin bir çaresi vardır. Ben bu hayatta ölüm dışında her şeyin bir çaresi olduğunu düşünüyorum” yorumunu yaptı.

***

İntiharlar artarken önleme tedbiri yok

Uzmanlar pandemiyle birlikte Türkiye’de intihar vak’alarında artış yaşandığını belirtirken intiharların önlenebilmesi için etkin, uygulanabilirve sürdürebilir politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguluyorlar.

Türkiye Psikiyatri Derneği’nde intiharı önleme çalışma birimi üyesi olan Doç. Dr. Yunus Hacımusalar, pandemiyle birlikte intihar vak’alarında artış yaşandığını vurgularken, Türkiye’nin etkin bir intiharı önleme ulusal politikası olmadığını kaydetti.

Türkiye’de 2002-2019 yılları arasında 53 bin 425 kişi intihar ederek intihar etti. Ancak TÜİK, son iki yıldır koronavirüs gerekçesiyle ölüm istatistiklerini açıklamadı. Bu nedenle, bu istatistiklerin içerisindeki intihar oranları da kamuoyuna yansıyamadı. Türkiye’de intihar vak’alarının önlenmesi amacıyla kurulan 182 Umut Işığı Hattı, 2008 yılına kadar faaliyetini sürdürüyordu. Ancak bu özel hat, 2008 yılında ekonomik gerekçelerle durduruldu. Bu sebeple bunalıma giren yurttaşların âcilen arayabileceği herhangi bir numara bulunmuyor.

İntiharlarda artış gözlemliyoruz

DW Türkçe, intihar vak’alarını Türkiye Psikiyatri Derneği’nde krize müdahale ve intiharı önleme çalışma birimi üyesi olarak çalışan, ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Doçent Doktor Yunus Hacımusalar’a sordu. Son dönemde intihar vak’alarında artış yaşandığını belirten Hacımusalar, şunları kaydetti: “Türkiye’deki verilere baktığımızda her gün 10 kişi intihar sonucu vefat etmekte. Ancak 2020-2021 ölüm verileri açıklanmadığı için intihar oranlarında nasıl bir değişiklik olduğunu bilemiyoruz. Ancak basına yansıyan haberler, bizim sağlık kuruluşlarındaki değerlendirmelerimiz sonucunda intihar davranışında bir miktar artış gözlememiz var.”

Etkin bir politikamız bulunmuyor

Hacımusalar, “Türkiye’nin intiharları önleme konusunda ulusal bir programı var mı?” sorusuna “hayır” cevabını verdi. Türkiye’nin etkin, uygulanabilir ve sürdürebilir bir politikası olmadığını anlatan Doç. Dr. Hacımusalar, intiharın bir halk sağlığı soru olduğuna dikkat çekti. Aynı zamanda intiharın önlenebilir ölüm sebeplerinden biri olduğunu ifade eden Hacımusalar, “Bu nedenle ulusal anlamda etkin intihar önleme politikalarının uygulanması intihar davranışını azaltabilir” diye konuştu. Hacımusalar, pandemi sürecinin de intiharlar üzerinde etkisi olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Pandemiyle birlikte ortaya çıkan sosyal ve ekonomik problemler intiharı tetikleyen faktörlerin en önemlileridir. Bu nedenle intiharı önleme programları içerisinde mutlaka sosyal ve ekonomik politikaların eklenmesi de gerekmektedir.”

Haber Merkezi

 

Bu haber toplam 32 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.